(¯`·._.·[»-(¯`v´¯)-»BLOGUMA HOSGELDİN»-(¯`v´¯)-»]·._.·´¯)

Tanım

merhaba arkadaslar ben irem hepinize blogumda iyii eğlenceler diliyorum :)


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler


    .....şunlara bakın......



































     


    Tarih: 18:28, 26/1/2007
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    hepsinin fotorafları

                


    Tarih: 23:42, 11/9/2006
    Yorum (36) | Yorum yaz | Bağlantı

    bunlarda




    Tarih: 23:36, 11/9/2006
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    hepsiyle röportaj

    Hepsiyle Çok Güzel Bir Röportaj okuyun bence
     

    Hepsi'nin 'Aşk' Sırları

     

    Cemre "Hiç reddedildin mi?" sorusuna "Hayır reddedilmedim, çünkü hiç teklif etmedim.Her zaman bana teklifler geldi." diye yanıtlıyor."Peki bir sevgilin var mı?" sorusunada "Hayır, şuan için birisi yok." cevabını veriyor.

     

    Gülçin'e "Reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildim." diyor."Şuan sevgilin var mı?" sorusunada "Hayır şimdilik öyle biri hayatımda yok" cevabını veriyor.

     

     

     

    Eren'e "Reddedildin mi hiç?" diye soruyoruz "Hayır reddedilmedim ama çok reddettim" diye cevaplıyor."Şuan biri var mı?" diye sorduğumuzda "Evet sevgilim var ve onu çok seviyorum" diyor.

     

     

    Yasemin'e "Hiç reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildimde reddettim de." cevabını alıyoruz."Şuan biri var mı?" sorusunada "Evet var." cevabını veriyor.

     

      

    HEPSİ'YLE RÖPORTAJ

     

    (Sizi tanımakla başlayalım...

    Eren: 21 yaşındayım. Ortaokul ve liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Bale Bölümü'nde okudum. Şimdi de Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Modern Dans Bölümü'nde öğrenciyim.

     

    Yasemin: 19 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nde ilk yılım. Ortaokul ve liseyi diğer arkadaşlarım gibi Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Bale Bölümü'nde okudum.

     

    Gülçin: 20 yaşındayım. Mimar Sinan Üniversitesi'nde bale okuduktan sonra üniversitede modern dans bölümüne geçtim.

     

    Cemre: Ben de 20 yaşındayım. Ortaokuldan beri Mimar Sinan Üniversitesi'nde klasik bale eğitimi alıyorum. Şimdi de ikinci sınıftayım.

     

    Böyle bir vokal grubu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?

    Eren: Dört-beş yıldır her hafta cuma günü Cemrelere gidiyorduk. Yabancı kız ve erkek gruplarının hayranıydık. Özellikle de Back- street Boys'a bayılıyorduk. Onlarla yatıp kalkıyorduk. Şarkılarını ezberleyip Cemre'nin evinde küçük konserler veriyorduk. O evi seçmemizin nedeni de Cemre'nin annesinin mesleğinin menajerlik olmasıydı. Onun annesinin dikkatini çekmek için elimizden geleni yapıyorduk. "Bize albüm yapın" diye ısrar ediyorduk.

     

    Cemre: Annem belki bizim farkımıza varır diye bekleyip durduk. O da sürekli "Daha çok küçüksünüz. Sabredin" diyordu. Bekledik, oldu. Şimdi menajerliğimizi o yapıyor zaten.

     

    Grubun adı neden Hepsi?

    Cemre: Çünkü biz bütünüz.

     

     Gülçin: Daha da açarsak; hepsi akademik bale temelli dansçılar, hepsi dans ediyor, hepsi şarkı söylüyor, hepsi arkadaş, hepsi birlikte büyüdü.

     

    Neden R&B'yi tercih ettiniz? Pop müzik yapmanız belki albüm satışlarınızı daha yükseltebilecek bir seçenek olurdu.

    Gülçin: Yıllardır bu müziği dinliyoruz. Vokal yapmayı seviyoruz ve R&B de bizim vokal anlayışımızı içeren bir müzik tarzı. Yapmak istediğimiz tek müzik R&B idi. Böylece Türkiye'deki ilk R&B albümünü de biz yapmış olduk. Çocukluk hayalimiz gerçek oldu.

     

    "Sözler gençlerin ağzına takılabilecek cinsten"

    Bale eğitiminden sonra bu tür müzik ile dans etmek zor oldu mu?

    Eren: Hayır. Hem klasik hem de modern dans eğitimi almış olmak bizim için avantaj. Bu yüzden R&B yaparken zorlanmıyoruz. Ama bu tarz dansı daha iyi yapabilmek için koreograflarla çalıştık. Klibe Candaş Baş'la hazırlanmıştık. Şimdiki koreografımız ise Fulya Güney.

     

    Klipteki ve albüm kapağındaki kıyafetleriniz de tam yabancı kliplerde gördüğümüz R&B sanatçıları gibi. Günlük hayatta da böyle mi giyiniyorsunuz, yoksa bu pazarlama için yapılan bir taktik mi?

    Yasemin: Tüm kıyafetlerimizi Ümit Ünal hazırlıyor. Günlük hayatta fotoğraflardaki gibi çok farklı giyinmiyoruz. Gardırobumuz spor kıyafetlerle dolu. Album çekimleri için topuklu ayakkabı giyelim dedik ama yürümeyi beceremedik. Spor ayakkabı yerine topuklu ayakkabı giyince komik görünüyoruz.

     

    Çıkış parçanız "Olmaz Oğlan"ın nakaratı "Hiç bana bakma olmaz oğlan / Sen kendine ısmarlan / Hiç bana bakma olmaz oğlan / Başkasına yuvarlan". Siz de böyle sözler kullanıyor musunuz muhabbetlerinizde?

    Cemre: Aynısı olmasa da bunlara benzer laflar kullanıyoruz. Bu albümde bizim yaşlarımızdaki genç kızların günlük hayatta kullandığı laflar var. Albümdeki sözlerden pek çoğu dinledikçe gençlerin ağzına takılabilecek cinsten.

     

    Şu sıralar hangi sanatçıları takip ediyorsunuz?

    Cemre: Blue, Jennifer Lopez ve Usher. Onların sadece albümlerini değil kliplerini ve sahne şovlarını da takip ediyoruz. Bir araya gelip saatlerce konser kaseti izliyoruz. Dans çalışıyoruz. Albüm için hem şan hem de dans dersi aldık. Okuldan çıkar çıkmaz yine prova yapıyoruz.

     

    "Hocalarımızın bizi görmek istediği yer AKM sahnesi, konser sahnesi değil"

    Sizin şarkılarınızın Türkçe olmasının dışında diğer R&B parçalarından ne farkı var?

    Gülçin: Türk ağırlıklı R&B yapmaya çalıştık. R&B'ye güzel tatlar kattık. Yurtdışında Hint müziğini bile R&B ile karıştırdılar. Biz de bazı parçalarımızda darbuka, ney ve tef kullandık. Bir parçamızda da tango ile R&B'yi birleştirdik.

     

    Yasemin: Albümde R&B altyapısı var ama bizi Türklerin dinleyeceğini unutmadık. Parçaları ne kadar Batı gırtlağında okumuş olsak da içine Doğu'dan da bir şeyler eklemeyi ihmal etmedik.

     

    Hocalarınız ne diyor bu tip bir albüm yapmanıza? Tepki gösterenler var mı?

    Gülçin: Albüm henüz çıkmadığı için çoğu olayın farkında değil. Açıkçası onların tepkilerinden korkuyoruz. Klasik bale eğitimi aldıktan sonra böyle bir iş yapmamızı eleştirebilirler. Onların bizi görmek istedikleri yer konser sahnesi değil, AKM sahnesi çünkü.

     

    Eren: Klasik bölümdeki insanların modern şeylere bakış açıları dar. Klasik balenin dışında pek bir şey yapmamızı istemiyorlar. Biz bir de üstüne R&B albümü yaptık.

     

    Türkçe albüm tamam. Peki ilerisi için İngilizce bir albüm projesi var mı?

    Yasemin: Evet. Bize özgü müzik aletlerini katarak İngilizce R&B albümü yapmak istiyoruz. Hatta bunun için İngilizce derslerine başladık bile.


    Tarih: 23:33, 11/9/2006
    Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

    asyegül yani(merve baluğura)yla röportaj

     

     

     

     

     

     

     

    Arkadaşlar tuğçe dizide bilindiği gibi hava atan , zengin güzel . Kısacası mükemmel olduğunu sanan bir kız . Ama tuğçe gerçekte: Yani billur yazgan , en çok kendini mükemmel sanan insanlardan hoşlanmazmış

     

     

     

     VE VE AYSEGÜLL LE RÖPORTAJ EMİNİM HEPİNİZ BUNU MERAKLA OKUYACAKSNIZ!!

     

    doğumu : 16/09/1987

     

    Sabrina hayranıydım, Sabrina oldum

    Asla bir cadı olarak yaşamak istemem!

    Onu dondurma yiyen sempatik şirin kız görüntüsüyle reklamlardan tanıdık. Erkek arkadaşının verdiği dondurmayı o gülen yüzüyle alan genç kız bugün gene aynı şirinliği ve güzelliği ile acemi bir cadıyı canlandırarak izleyenlerden tam not alıyor.

    19 yaşındaki Merve Boluğura daha şimdiden geleceğin vazgeçilmez oyuncusu olarak bakılıyor. Özellikle ekrandaki samimi ve içten bakışları, konuşması ile gençlerin sevgisini kazanan Merve ilk dizisi olan “Acemi Cadıî ile tüm dikkatleri üzerine toplamayı başardı. Tabi dizide kendisine eşlik eden usta oyuncular Nergis Kumbasar, “Avrupa Yakasıî dizisindeki “Fatoşî karakterinden tanıdığımız Şenay Gürler ve “Tatlı Hayatî dizisinde “İrfanî rolüyle büyük beğeni kazanan Celal Kadri Kınoğlunun oyunculuklarını da unutmamak gerekiyor. Zatin genç Merve de onlarla oynamanın büyük şans olduğunu her fırsatta dile getiriyor.


    --Seni yaz aylarının vazgeçilmez yiyeceği dondurma reklamından tanıyoruz. Sempatik bir yüzün var? Daha önce oyunculuk deneyimin hiç oldu mu?
    Teşekkür ederim. Aslında ben hala Müjdat Gezen Sanat Merkezinde halen oyunculuk dersi alıyorum. Sadece ufak rollerde oynadım. Bunlardan birisi Keloğlan Kara Prense Karşı filmiydi.

    Çok gençsin kaç yaşındasın?
    Aslında herkes beni dizideki rolümden ötürü 16 yaşında biliyor ama gerçekte 19 yaşındayım. Eh aslında yüzümün de beni küçük gösterdiğini söylüyorlar. Bu yaşımda küçük gözükmek pek hoş değil ama ileride benim için avantaj olacak.

    Oyunculuğu neden seçtin? Nasıl karar verdin?

    Aslında oyuncu olmak aklımın köşesinden geçmiyordu. Ben daha çok spikerlik veya sunuculuk gibi bir meslek istiyordum açıkçası. Reklamlarda oynayarak kameralarla tanıştım. Aslında bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığını hemen anladım. Çok sabır gerektiriyor. Ama set ortamında çok mutlu ve huzurlu hissettiğimi gördüm. Şöyle bir düşününce bu işi yapmalıyım dedim kendi kendime. O yorgunluk artık bana zevk vermeye başladı. Çünkü oyunculuktan büyük zevk almaya başlamıştım.

    “Acemi Cadı dizisiyle acemi genç bir cadıyı canlandırıyorsun. Bu ilk dizi deneyiminle oyunculukta da kendine acemiyim diyor musun?
    Evet kesinlikle daha acemi bir oyuncuyum. Daha yolun çok başlarındayım. Ama her geçen gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Çok iyi bir oyuncu olmak için her şeyi öğrenmeyi gayret ediyorum. Bana destek veren tiyatrocu ağabey ve ablalarım var. Set ekibim var. Onlarla bu ilk dizi deneyimimde oynamak benim için çok büyük bir şans.

    Diziye nasıl seçildin?
    Reklamlarımı izleyen yönetmenimiz Feride Kaytan beni arıyor. Fakat bu arada benimle de bu dizi için başka bir yerde bir görüşme yapılıyor. Yönetmenin beni aradığını ve o dondurma reklamında oynadığımın farkına varmıyorlar. Ama bu arada beni de beğenip deneme çekimine çağırıyorlar. Sonra hem beni çekimlerde beğeniyorlar hem de aradıkları kızın ben olduğumu öğreniyorlar. Böylece bu diziye başlıyorum.

    Dizideki karakterini anlatır mısın?
    Aslında dizimiz yabancı bir dizi olan Sabrinadan uyarlandı. Ben de o dizide, Melissa Joan Hartın canlandırdığı Sabrina karakterinin yerli versiyonu olan 16 yaşındaki Ayşegülü canlandırıyorum. Genç yaşta sihirli güçlerimin olduğunu öğreniyorum. Ama bu işi iyi bilmediğim için sihirlerimi doğru kullanamıyorum. Dizideki karakterim iyi niyetli, şeker, sevecen, kötülük istemeyen birisi. Dizide bir de Selim adında hoşlandığı bir okul arkadaşım var. Bana destek olmaya çalışan halalarım var. Her zor durumdan onlar sayesinde kurtuluyorum.

    Gerçek hayatında da böyle misin? Sana kimler destek veriyor?
    En büyük destekçim ailem tabi ki. Kişiliğim itibari ile aslında Ayşegül karakteri ile benzeşiyoruz. Kavgayı, kibri sevmem. Herkese ılımlı yaklaşırım. Ben özel yaşantımda hata yapmamaya çalışıyorum. Ama bu tür durumla karşılaşırsam özellikle annem hep benim yanımda olur.

    Dizide sana kötü davrananlara karşı çok sabırlısın ve sonunda patlıyorsun. Gerçek yaşantında da böyle sabırlı mısın?
    Ben de aslında aynı Ayşegül karakteri gibi sabırlı bir insanımdır. Kolay kolay sinirlenmem. Ancak damarıma basarlarsa patlarım.

    Geleceğe yönelik planların neler?
    Bir kere çok iyi bir oyuncu olmak en büyük hedefim. Şu an oynadığım diziyi de anlımın akıyla bitirmek istiyorum. Gelecekte insanlar “Merveî deyince “İşini çok iyi yapan biriî demeleri için çok çalışacağım. Beğenilen ve izlenilen bir oyuncu olmak istiyorum. Merve ismi unutulmasın istiyorum. Aslında bir kendimi gösterebileceğim bir sinema filminde oynamak o kadar çok arzu ediyorum ki.

    Peki tiyatro hakkında ne düşünüyorsun?
    Ben zaten tiyatronun okuluna gidiyorum. Oyunculuk dersi alıyorum. Tiyatro da beni en çok geliştiren çok önemli bir şey. Tiyatroya devam edeceğim ve sahnede insanlara karşı oynamak için çok sabırsızlanıyorum. Eminim çok zevkli ve bir o kadar da zordur.

    Peki bu kendini oyunculuk anlamında kimi örnek alıyorsun ve kimleri beğeniyorsun?
    Aynı dizide oynadığımız Şenay Gürler ve Celal Kadri Kınoğlu bana çok destek veriyorlar. Bunun yanında belki de her genç oyuncu adayının idolleri olan Haluk Bilginer, Zuhal Olcay, Müjdat Gezen de benim beğendiğim, örnek aldığım sanatçılar.

    Senin de çok hayranın var mı? Fanların oluştu mu?Evet dizimiz büyük ilgi gördü ve sevildi. Bunun sonucunda da tanındım. Özellikle çocuklar yolumu kesip imza istiyorlar. Hatta bazıları sihir yapmamı bile istiyor. İnternet ortamında da fanlarımın olduğunu söylüyorlar. Bu tabi çok güzel bir duygu. Beni seven herkese teşekkür ediyorum
    .

    19 yaşında genç ve güzel bir bayansın. Dizide de birisine aşık bir genç kızsın. Dondurma reklamında da öyleydin. Gerçekte hayatta aşkı nasıl yaşıyorsun?
    Ben çok utangaç bir yapıya sahibimdir. İlk adımı biraz karşıdan beklerim. Aşkı dolu dolu yaşarım ve hemen aşık olurum. Hatta sevgiden çok aşkı yaşamayı seviyorum. Yani direk vuruluyorum. Çok duygusal bir insanım. Bu kişiliğim bana bazen zarar verebiliyor ama gene de aşık olmaktan mutlu oluyorum.

    Son olarak dizideki gibi gerçek yaşamında da cadı olmak ister miydin?
    İstemezdim. Tadını dizide çıkartıyorum zaten

    Peki cadılık yapar mısın?
    Cadılık mı yok ya. Ben kendi halimde uysal bir kızım. Sorumlarımı kendi kendime çözmeyi seviyorum. İşte bu yüzden sihir kullanmama gerek yok. Ha ama aklıma geldi yalan söyleyenlere doğruluk pastası yedirmek isterdim doğrusu


    Tarih: 22:50, 11/9/2006
    Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı
    Backgrounds FreeGlitters.Com

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->