Tanım
merhaba arkadaslar ben irem hepinize blogumda iyii eğlenceler diliyorum :)
Bağlantılarım
*
*
*
*
Kategoriler
|
YA İNANMIYORUMM..
HEPSİ BİR ARTIK SHOW'DAYAYINLANMAYACAKMIŞ...HEPSİ1 YERİNE PAZAR GÜNLERİ 20:00DA BUZDA DANS OLACAĞI İÇİN HEPSİ BİR ATVYA GECMİŞ..
EĞER BANA İNANMIYORSANIZ YAYIN AKISINA BAKABİLİRSİNİZ!!! |
Tarih: 21:28, 19/10/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
LÜTFEN DİKKATE ALINN...
okuyunn...
arkadaşlar lütfen bu bloga yorum yazarken bu blogun bana ait olduğunu unutmayın...
bu blog grup hepsi veya merve boluğur-billur yazgan gibi sanatcı yada oyunculara ait değil bunu sakın unutmayın...
VE LÜTFEN BANA ;
merve abla cemre abla billur abla fln yazmayın..eğer cok yazmak istiyorsanız blogumla ilgili yorumlar yazın .. bana başka isimlerle(merve abla eren abla billur abla )hitap ederseniz yorumunuzun okunmayacağını unutmayınn..
|
Tarih: 21:07, 19/10/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Hepsi Grubunun patlamasının nedeni ne sizce?
E : Herkeste farklı kokmamızı sağlayan parfüm karışımı sonucunda bir patlama yaşandı bence Y : Toplama bir grup olmadığımız ve çok sıkı dost olduğumuz içindir herhalde C : Çok çalışkan ve farklı olduğumuz için. G : Bir ilk olmam ız dans etmemiz Türkiye’ye bu anlamda büyük katkımız oldu, herkez bizden sonra dans eder oldu olmamız , çok sesli şarkı söylememiz, değişik şarkılarımızın olması, iyi klipler ve iyi işler yapmak için uğraş vermemiz…
Dördünüzün kimyası uyuyor. Sizce sebepleri neler?
E : çok eski arkadaş olmamızın verdiği, birbirimizi çok iyi tanıma avantajımız var. birbirimizle ilgili çoğu şeyi biliyoruz. Y : Beraber büyüdüğümüz için bence. C : bir tastıkta kocuyoruz. sonuç olarak aynı hayatı paylaşıyoruz. G : Bu bir mucize değil. olgunuz bir şekilde olduruyoruz ve uyduruyoruz. yıllardır beraberiz, stratejiler geliştirdik.
Aşkın formülü sizce nedir?
E : gözlerden ve bedenden çıkan o acaip şeyin (neyse artık o) yakalanıp , tutulup kitlendiği yer Y : nabza göre şerbet bence G : Prenses + kurbağa + öpücük + büyü = aşk C : kızların hepsine katılıyorum bende.
En Çok gitmek istediğiniz ülke hangisi ?
E : İtalya, çünkü fotograflarından gördüğüm ve hakkında duyduğum herşeyi beni daha da meraklandırıyor. Ayrıca ailem dahil italya’ya her giden benim orayı çok beğeneceğimi söylüyor Y : Hawaii ah orası hep sıcak en kötü 25 derece oluyor hava , deniz , kum , güneş , oh mis gibi yani C : Mısır’a gitmek istiyorum. tarihi beni çok etkiliyor.
Seyahat etmenin en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yanı?
E : yeni bir yer göreceğim için çok heyecanlanıyorum. çünkü her gittiğim her yeni ülkede yada şehirde çok fazla yeni bilgiyle ve yeni fikirlerle geri dönüyorum. sevmediğim tarafı ise dönüşler Y : Valla bir yerlere gitmeyi seviyorum ama dönüşünü hiç sevmiyorum. giderken midem kötü olsa bile katlanabiliyorum ama dönerken çok huysuz oluyorum. C : kendimi özgür hissediyorum, bu çok hoşuma gidiyor. sevmediğim yönü ise çanta toplamak zorunda kalmak.heps1.net G : Kara yolunu tercih ediyorum, uçak yolculuğunu pek sevmiyorum. farklı hayranlarla tanışmakda en güzel yönü
Parayla aranız nasıl? en çok neye para harcarsınız?
E : en çok dvd filmlere para harcıyorum. ikinci olarak giysilere. hep kendime " Yeter, eren artık bir şeyler alma , bu son" diyorum ama olmuyor. çocukluğumdan beri çok iyi para biriktiriyorum. çocukken bile hep paramla istediğimi alma özgürlüğü yaratmışım. hatta yaşım biraz büyüdükten sonra , kendi paramla bütün bir yaz ordan oraya gezerek bile tatil yapmıştım. Y : Para biriktiriyorum çünkü anneme ev alacağım. En çok çantaya, ayakkabıya ve sanırım benzine harcıyorum. C : elime ne kadar para geçerse hepsini harcıyorum. bilmiyorum kötü bir örnek ama ne yapalım öğreneceğim. G : Grupta en çok para biriktirenim, ama çok da harcıyorum. mesela küçük anahtarlık oyuncaklardan bende çok var. Dayanamıyorum her oyuncakçıdan 6-7 tane alıyorum ve onları çantama takıyorum. Birde son zamanlarda topuklu ayakkabı hastalığı başladı. Bu sene giymeye yeni başladım, çok güzelmiş. heps1.net
Sizin için en çok özel olan bir şarkıdan bir kuple söylermisiniz?
E : I know the spades are the sword of a soldiers, I know that the clubs are weapons of awr, I know that diamonds mean money for this art, But that’s not the shape of my heart. Y : Söylemesem G : 1. Şarkı Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir 2. Şarkı Benim küçük sevgilim ben sana neler yaptım kızdım sayfalarca onlar bilmez onlar bilmez yakar canımı sanki yoksun gibi sanki yalanmışız gibi C : Aklıma birşey gelmedi şimdi.
En sevdiğiniz spor hangisi? Neden?
E : Aslında dalga sörfü ama türkiyede dalga sörfü olmadığı için rüzgar sörfü ve çocukluğumdan beri çok fazla istediğim ama dizimdeki sakatlık yüzünden ancak önümüzdeki yıl başlamayı ümit ettiğim snowboard. Öncelikle ikisinin de kolay olmaması beni cezbeden şey. Ayrıca sörf yaparken vücudun her noktasını inanılmaz bir uyum içinde hareket ettirmeye çalışmak gerekiyor ve denge çok önemli. deniz üzerinde olmaz , beni bu spora çeken en önemli şey. heps1.net Y : Yüzme, çünkü özgürsünüz C : Hepsini seviyorum, seçmedim. G : Pek sporcu değilim. böyle bir soruda modern dans, yoga, pilates derim; hayatım bu.
Ergenlik döneminde yaşadığınız en büyük sıkıntı neydi?
E : Galiba ben ergenlik dönemini yaşamadım hatta sivilcelerim bile daha yeni çıkmaya başladı sıkıntı hiç çekmedim. Y : Sivilcelerim C : Öyle bir sıkıntım olmaı G : Protein ağırlıklı sağlıklı sporcu rejimi yapmak böyle bir yaşam tarzını benimsemek bana biraz sıkıntı yaşatmıştı.
İçinizde en fotojenik olan kim ?
E : Bilmem siz söyleyin Y : Eren C : Yasemin G : Yasemin diyeceğim ama dilim varmıyor. Çok komik çıkan fotoları var, güncel hafızamda
|
Tarih: 10:41, 1/9/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
işte hepsi..
Cemre, Yasemin, Eren, Gülçin... Bu kızlar 2.5 ay önce çıkan albümleri 50 bin satışa ulaşan 4 çıtır kız...Yaşları 19'la 21 arası... Aslında daha da küçük gösteriyorlar... Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi'ndeki konserlerinde tam 40 bin kişi varmış... Öyle diyorlar... Bu kızlar bir enteresan... Yaşama hiç ağır takılmıyorlar... 3 yaşından, 13 yaşından hayranlarının sevgi selinde, hayatı içim içim bir su gibi içiyorlar... Yasemin arabalara meraklı... Bir an önce mutlaka bir spor araba sahibi olmak istiyor... Eren aralarındaki tek aşık kız... Erkek arkadaşı, hep evlerinde olduğundan, onu şimdiden aileden saymaya başlamış... Diğerleri, konserlerden daha aşık olmaya fırsat bulamamışlar... Tabii bunda hayran kitlelerinin de önemli bir rolü var... Ne de olsa hayran kitlelerinin yüzde 50'si 3-13 yaş arası... Ancak müthiş popülerler... İnternette albümleri 95 bin kez indirilmiş... MUHTAR: Ne kadar oldu bir araya gelişiniz? CEMRE: Arkadaş olarak 10-12 sene, 7-8 yaşlarından beri beraberiz. MUHTAR: Peki 7-8 yaşından beri böyle bir grup mu oluşturmayı planlıyorsunuz? CEMRE: Hayır, beş sene önce başladık ama uzun zamandır hayal ediyorduk. MUHTAR: Kimin aklına geldi bu? KIZLAR: Hepimizin. HEPSİ'NDE HER ŞEY VAR! EREN: Ortaokuldayken müzik gruplarına inanılmaz bir hayranlığımız vardı, özellikle de erkek müzik grupları çok modaydı o zamanlar. Backstreet Boys gibi... Buradan çıktı 'bir grup kuralım' fikri. GÜLÇİN: Tabii biz hayranlık duyduğumuz o grupların seviyesinde daha değiliz ama inşallah olur. Hayranlıkla başlayan bir hevesti. MUHTAR: Yani siz şimdi hayranlık duydunuz ondan dolayı da biz bir grup kuralım dediniz, sonra? GÜLÇİN: Aslında ilk başta vokalleri paylaşıyorduk, çok sesli şarkılar oldukları için grup olarak bu vokalleri bölüşerek söylüyorduk. Bu da bize bir grup kuralım fikri verdi. Aldık başımızı gittik. Söylerken grup olduk. İsmimiz de yoktu, çok uzun süre isimsizdik biz. MUHTAR: "Hepsi" ismini nereden buldunuz? YASEMİN: Mete Özgencil buldu. Hepsi şu anlamda: Hepsi konservatuvarda okuyor, hepsi dansçı, hepsi şarkı söylüyor, hepsi dost. Her şey var hepsinde, o yüzden 'Hepsi'. MUHTAR: Siz her şeyi kapsadığınız için... CEMRE: Şöyle düşünün. Dans ediyorlar mı? Evet hepsi ediyor. Şarkı söylüyorlar mı? Evet hepsi söylüyor. Ee müzik var mı? Evet hepsi var. MUHTAR: Müzik yaparken nasıl bir felsefeniz " var? Ben sözlerinize falan baktım çok değişik sözleriniz... EREN: R&B bizim müziğimizin ismi. MUHTAR: Ne bi? EREN: Ar an bi, ar an bi. MUHTAR: Ne demek? Hayır R&B'yi insanlar bilmez değil mi? EREN: Doğu var, pop da var, farklı enstrümanlar var. Türk enstrümanları, karışmış bir müziğimiz var. CEMRE: Türkiye'de yaşıyoruz, Türkiye'de pop dinleniyor. İnsanların Doğu ezgilerinden alınmış bazı şeyler hoşuna gidiyor. Biz müziğimizin arasına darbukalar koyduk Türkiye'ye de yakın olsun diye. MUHTAR: Peki kaç kişi izliyor siz konser verdiğiniz zaman? CEMRE: İlk konserimiz Trabzon Teknik Üniversitesi'nde oldu. İlk başta 30 bin kişi vardı, konser sırasında 40 bin kişi olmuştu, inanamamıştık bu kadarına. MUHTAR: 40 bin kişi mi? CEMRE: Evet, 40 bin kişi, biz inanamadık. 'Kaç kişi var?' diye sorduk. '40 bin kişi kadar var' dediler. MUHTAR: Sonraki konserleriniz? YASEMİN: Sonra Kilyos Solar Beach'te verdik. Orada o kadar çok kişi yoktu. CEMRE: Hava soğuktu Kilyos'ta. Açık hava diye öyle oldu. Çok serindi fakat yine de kalabalıktı. EREN: Şimdi ayın 23'ünde Didim'de daha sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde konserimiz var.
'LARÇ' BİR HAYATIMIZ VAR!.. MUHTAR: Peki hayat felsefeniz ne? Nasıl bakıyorsunuz hayata? EREN: Ben bunu birkaç sene önce kendime şey yaptım ama ne kadar doğru bilmiyorum. Bir şeyleri çok fazla kafaya takmamayı, hani böyle daha 'larç' hayat... Yani her şey zaten bir şekilde oluruna varıyor. Bir de her şey artık hayırlısı olsun falan... MUHTAR: Stres yapma diyorsun yani? EREN: Stres yapmayacağım evet, bunun ileride bana faydası olacağını düşünüyorum. MUHTAR: Genç ve dinç kalacağım diyorsun... EREN: Genç ve dinç kalacağım ama bazen "Bu nasıl bir laçkalık sendeki" denebiliyor. MUHTAR: Nasıl laçkalık, ailen mi diyor bunu? EREN: Hayır ailem değil, arkadaşlarım diyor. YASEMİN: Ben de aynı şekilde yani beni üzmeye çalışan biri varsa hiç onu takmayacağım. 'Bırak kendi üzülsün kendi kazdığı kuyuya kendi düşsün' mantığında gidiyorum. MUHTAR: Beni üzmesine izin vermeyeceğim dediğin, bir erkekten mi bahsediyorsun? YASEMİN: Herhangi biri olabilir; dışarıdan, okuldan biri de olabilir bu, arkadaşım da olur... Herhangi biri, illa erkek arkadaşım olması gerekmiyor. MUHTAR: Hayır yani 'Beni üzmesine izin vermeyeceğim' deyince dedim herhalde... YASEMİN: Hayır yani çünkü çıkabiliyor öyle o tarz insanlar konservatuvarda genellikle. O yüzden o tarz ilişkilere pek yaklaşmamaya çalışıyorum yani insanları açıkçası tanımak daha mantıklı geliyor. Eskiden tanımadan direkt samimi olurdum arkadaş olurdum ben, bu benim canımı çok acıttı. MUHTAR: Peki yani nasıl bir felsefe? Örneğin; hayattaki hangi felsefenizi kendi hayranlarınıza vermeyi düşünürsünüz? YASEMİN: Hiç kimseye benzemeye çalışmasınlar mesela kendileri olsunlar.
HER ŞEYİ AKIŞA BIRAKMAK LAZIM EREN: Hiçbir zaman bir şeylere ulaşmak için pes etmemeleri gerekiyor. Çünkü biz bu işe, işte atıyorum 14-15 yaşında başladık o zaman çocukluk hevesi hemen olsun istiyorduk her şeyi. Ama bizi gerçekten böyle 4 sene sakin sakin şan derslerimiz, dans derslerimiz oldu münazara çalışmalarımız oldu yani herkesin kendini geliştirmek için. MUHTAR: Niye takmıyorsun hayatı? EREN: Bundan birkaç sene önce oturduğum sitede Süha Abi diye biri var, 55 yaşlarında. Simsiyah saçları var yani bir tane beyazı yok adamın başında, her zaman gülüyor. Pozitif enerji var üstünde, yani genç gibi yani otuz yaşlarında falan gibi sürekli işi güzel, hayatı güzel, her şeyi çok güzel gidiyor. Sonra öğrendim; hiçbir zaman stres yapmıyor ki, tavırları da öyle. Hiçbir şeyi takmıyor. Sonra işlemiş kafama. MUHTAR: Yani sen yaşlanmak istemiyorsun, hep genç kalmak istiyorsun ondan... EREN: Sanırım o yaşlılık enerjisini şu an kabul etmiyorum ama ileride edeceğim kesin ama şimdi düşünmek istemiyorum; saçlarım geç beyazlasın böyle genç takılayım, gençlerle olayım ileride falan diye. GÜLÇİN: Her şeyi akışına bırakmak lazım, pozitif düşünmek ve herkesi olduğu gibi kabul etmek lazım çünkü yani insanın istediği gibi olmuyor her şey, bunları kendi içinde kabullenip halletmek gerekiyor ki, kendini üzmemek lazım sonuç olarak.
hepsinin aşk sırları Hepsi'nin 'Aşk' Sırları
Cemre "Hiç reddedildin mi?" sorusuna "Hayır reddedilmedim, çünkü hiç teklif etmedim.Her zaman bana teklifler geldi." diye yanıtlıyor."Peki bir sevgilin var mı?" sorusuna da "Hayır, şuan için birisi yok." cevabını veriyor.
Gülçin'e "Reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildim." diyor."Şuan sevgilin var mı?" sorusuna da "Hayır şimdilik öyle biri hayatımda yok" cevabını veriyor.
Eren'e "Reddedildin mi hiç?" diye soruyoruz "Hayır reddedilmedim ama çok reddettim" diye cevaplıyor."Şuan biri var mı?" diye sorduğumuzda "Evet sevgilim var ve onu çok seviyorum" diyor.
Yasemin'e "Hiç reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildimde reddettim de." cevabını alıyoruz."Şuan biri var mı?"
evet bir var diyorrr.... |
Tarih: 10:29, 1/9/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|